Nisan 2020 | Art | Türkiye

Ali Elmacı’nın atölye günleri notları

Yazı | Ali Elmacı

Salgın ortaya ilk çıktığında bir telaş durumu anlamlandırmaya, bu yeni normale alışmaya çalıştım. Başlarda bu kolay değildi. Geceleri uyumamaya ve peşi sıra uykularımda bu virüsle ilişkili kabuslar görmeye başladım. Zaman geçtikçe anladım ki, bu karamsar duygulardan beni kurtarabilecek tek şey çalışmak! Atölyemde çalışmanın beni iyileştireceğini biliyordum. Ama bu karamsar ve belirsiz süreçte çalışmamı tetikleyecek bir motivasyon bulmalıydım. Motivasyon yanıbaşımdaydı: En sevdiğim varlıklar, hayvanlar. Evlerimize çekilip sosyal hayattan izole olduğumuzda, sokaklarda onlarla kim nasıl ilgilenecekti? Bu konuda ne yapılabilir diye düşündüm. 

 

İLK HAFTA BU MOTİVASYONLA GEÇTİ

 

Yakından takip ettiğim, sahipsiz hayvanlar için çalışan derneklerden üçünü seçtim ve bu derneklerden birine ya da her birine 100 TL bağışta bulunacak kişiye resim hediye edeceğimi duyurdum. Yapım sürecini zaman zaman canlı yayında da paylaşacağım resmimi, belirttiğim derneklere bağışta bulunan bir kişiye canlı yayında kura çekerek hediye edecektim.

 

Projeye tahminimin üzerinde bir ilgi oldu. İzolasyonun ilk haftası bu projeyle büyük bir motivasyonla geçti. Nihayetinde resim sahibini bulurken, seçtiğim derneklere de maddi katkı sağlamış olmanın verdiği doyumsuz mutluluğu yaşadım. Bu projeyi şimdi başka sanatçılar sürdürüyor ve bunun için de ayrıca mutluyum. 

 

“ASLINDA BEN DE SENİ SEVİYORUM”

 

Atölyeye kapanıp çalışmayı yeterli devire ulaştıktan sonra tıkır tıkır çalışan bir motora benzetirim. Doğru bir motivasyonla başlayan çalışma düzeni haftalarca bölünmeden gidebilir. İlk haftanın ivmesi, tempomun gerekli devire ulaşmasını sağlamaya yetti de arttı bile. 

 

Şu sıralar, hemen arkamda bir bölümünü gördüğünüz “Aslında Ben de Seni Seviyorum” isimli yeni serim üzerinde çalışmaktayım. Bu seride daha çok ikili ilişkilere yöneliyorum. Birbirimizden beklentimiz nedir? Nereye kadar sevebiliriz, sınırlarımız nedir ve bu sınırları kimler ne şekilde oluşturur? 

 

Bu sınırların oluşmasına sebep olan faktörler nelerdir gibi sorular çerçevesinde karanlık ve komik diyebileceğim işler üretiyorum. Serinin gidişatından oldukça memnunum.

 

İZOLASYONUN BU YÖNÜNÜ SEVDİM 

 

Aslında zamanı bölen tarih ve saatlerin önemi yavaş yavaş ortadan kalktıkça, onu daha verimli kullanmaya başladım. Hem daha çok çalışıyorum hem de vaktim artıyor. Şehirde zaman bir kasabadaki gibi ilerlemeye başladı. İzolasyonun bu yönünü çok sevdim. Atölyemde sakin ve  huzurlu bir tempoda çalışıyorum. Beslenmeme dikkat ediyorum, yemek yapmayı seviyorum. Düzenli olarak evimi temizliyorum. İzleyemediğim filmleri izliyor, ertelediğim okumaları yapıyorum. 

 

Üretimime, hatta gündelik yaşamıma bile etkisi olan rüyalarıma gelince… 

Olanca ilginçliğiyle devam etmekteler! Elbette haddinden fazla maceralı rüyalar görmemin bir sebebi de, uzun geceler boyu izlediğim filmlerin bilinçaltıma olası etkisi. 

 

Mesela önceki gece gördüğüm rüyada, virüs zombilerin ortaya çıkmasına sebep olmuştu! Nedenini bilmediğim bir şekilde bisikletle İstanbul'dan orman yolunu takip ederek Bursa'ya gidip orada mahsur kalan, şu an üzerinde çalıştığım resimdeki kadın figürü olabileceğini düşündüğüm birini kurtarmaya çalışıyordum. Rüya içindeki en büyük derdim ise kurtardığım kişiyle ormanda yokuş yukarı bisikletle zombilere yakalanmadan yoluma devam edebilecek miydim sorusuydu! 

 

SON BİR NOT… 

 

Bu yeni süreç elimizden bazı sevdiğimiz alışkanlıkları alırken, unuttuğumuz eski alışkanlıklarımızı da hatırlatmaya ve bundan sonraki hayatımızda onları bir daha rafa kaldırmamamız gerektiğini öğretmeye devam ediyor. 

Yeni içeriklerden

haberdar olmak için

abone olun!

MAIL

 

info@yuzumagazine.com

 

INSTAGRAM

Yuzu Magazine

@yuzu.mag

Yuzu Botanik

@yuzubotanic

© 2020 by YUZU Magazine

ADRESAvlu Bebek  |  İnşirah Sokağı, No:25/1 Bebek, 34342 Beşiktaş İstanbul