Allegoria Sacra, Reincarnation - AES+F -

Haziran 2021 | Art | Türkiye

Fiziksel CI’da dijital haller

Yazı | Onur Baştürk

Contemporary İstanbul’a nihayet kavuştuk. “Nihayet” diyorum, çünkü aralık ayından bu yana pandemiyle üzerimize çöken belirsizlikten CI da nasibini almıştı. Önce dijital edisyon yapıldı, ardından fiziksel yapılacağı tarih defalarca ertelenmek zorunda kaldı. Dolayısıyla fiziksel fuara kavuşmak CI müdavimleri için şahane bir durum oldu. Bu nedenle ilk ön izleme gününde, yani açılır açılmaz, fuara gittiğimde durum şuydu: Bir buçuk yıl her şeyin dijital versiyonuna maruz kaldıktan sonra fiziksel bir sanat fuarında bulunmayı özlemişiz, ama sosyalleşmeyi de! Adım başı bir tanıdıkla karşılaşınca eserler kadar sosyalleşmek de haliyle vaktimi aldı.

 

Peki Akbank ana sponsorluğunda yapılan fuar nasıldı? Elbette galeri sayısı önceki CI’lara göre daha az olduğu için (toplamda 26) tüm fuarı hızlıca gezip bitirebiliyordunuz. Yoğunluk üst kattaydı. Alt katta sadece dijital işlerin sergilendiği Plugin vardı. Galeri sayısının azlığı nedeniyle farklı ve şaşırtıcı işe rastlama olasılığı da düşüktü. Ama CI’ın şu dönemde yapılabiliyor olması bile bana kalırsa yeterliydi. Dahası, eylülde fuarın yeni edisyonu bekliyor bizi.

Kısacası CI ekibi bu yıl sadece bu edisyonla yetinmeyip yenisi için de hemen çalışmaya başlayacak.

SERVER DEMİRTAŞ VE ÖZER TORAMAN KONUŞULDU

CI’ın en çok dikkat çeken işlerine gelince… Eserlerinde insan ve makine arasındaki ilişkiyi irdeleyen, Deleuze ve Guattari gibi filozoflardan beslenen, kinetik heykelleriyle tanıyıp sevdiğimiz Server Demirtaş’ın “Angel Boy” ve “Çığlık-2” adlı işleri her zamanki gibi etkileyiciydi.

Özer Toraman’ın iki tablosu birden ilgi gördü. Hatta daha fuarın ilk dakikalarında bir tanesi satıldı. İki erkek figürün sergilendiği eserde ayrıca gözüm kaldı. Fiyatını sordum, 50 bin lira denildi. Satış fiyatı olarak euro’dan vazgeçildiğini görmek mutluluk vericiydi.

Berkay Buğdan’ın heykeli, resimlerindeki lirik duyguyla karışık soyut anlatımını sevdiğim Erdinç Babat’ın son eserleri ve tabii Onur Mansız’ın hiperrealist tabloları CI’da dikkatimi çeken işler arasındaydı. Sinan Demirtaş, Leyla Emadi, Başak Tugay ve Alpin Arda Bağcık’ın işlerini de unutmayalım tabii…

MARIO KLINGEMANN BİR TUTAM HAYAL KIRIKLIĞI

Dijital işlerin yer aldığı Plugin’de ise yapay zeka işleriyle meşhur Mario Klingemann’ın eserine bakarken doğrusu biraz hayal kırıklığına uğradım. Belki de sanatçının çok ses getirmiş işi “Memories of Passersby I” daha etkileyici ve zekice olduğu için… Plugin’e gelen “Hyperdimensional Attractions: Sirius A” beni o kadar etkilemedi. Buna karşılık Hakan Sorar ve Ahmet Rüstem Ekici’nin Artivive aplikasyonuyla görüntülenebilen zekice dijital işlerini sevdim. Bu işlerden daha fazla olsa diye iç geçirdim.

 

FERİDE İKİZ’İN KOLEKSİYONUNDA PAK DA VAR

 

Koleksiyoner Feride İkiz’in kripto sanat dünyasının tanınmış sanatçılarının yer aldığı NFT koleksiyonu ise “Crash” adı altında House of Brothers Lounge’da sergileniyordu. Piksel Yeni Medya Programı’ndan Hande Şekerciler ve Arda Yalkın kürasyonunda yapılan Crash’te, eserleri en son Sotheby’s’de de satışa çıkmış Türk sanatçı Pak’ın da bir işi yer alıyordu. Pak’ın işini bilgisayar ekranından sonra bir fuarda görmek heyecan vericiydi. Ama benim bu koleksiyonda en çok sevdiğim iş, sanatçı kolektifi AES+F’in reenkarnasyon temalı işi oldu. Öyle ki, bu fütüristik videonun başından uzun süre ayrılamadım.