Space of Mind_Studio Puisto Architects_A

Kış 2020 | Edito | Türkiye

Sürdürülebilir İlham

Yazı | Onur Baştürk

Danimarkalı mimarlık stüdyosu BIG’nin lideri Bjarke Ingels, deyim yerindeyse, sürekli ‘el yükseltiyor’. BIG’nin yapımını üstlendiği Japonya’daki Toyota Woven City projesi sürücüsüz araçların, son teknoloji akıllı evlerin ve robotların gerçek ortamda deneneceği 2 bin kişilik bir “geleceğin prototip şehri” olarak duyurulmuştu. Henüz 2020’nin başıydı. Derken Ingels ve grubundan ikinci heyecan yaratan proje geldi:

Malezya’da yapılacak “BiodiverCity” (Sayfa 150’de ayrıntısı yer alıyor). Ingels üçüncü bombasını sona bırakmıştı. İlk kez TIME Dergisi’ne açıkladığı, ‘dünyayı kurtarma planı’ olarak da geçen “Masterplanet”.

Ingels’in Masterplanet’le iddiası şu: Politikacılar uzun vadeli planlamayı ödüllendirmeyen kısa seçim döngüleriyle boğulmuş durumda. Aktivistler çevre konularına dikkat çekme konusunda başarılı ama planlarını hayata geçirme gücünü nadiren buluyor. İklim bilimciler sorunları anlamada harika, ama onlar da girişimci değil. “Oysa” diyor Ingels, “Mimarların bu dünyayı yeniden eski haline döndürmeye yarayacak benzersiz geri bildirimleri var”.

Masterplanet kimileri için “kibirli bir çılgın mimarın projesi” olarak nitelendirilse de sonuç değişmiyor: Ingels sınırları zorlamayı, bir şeyleri değiştirmeyi istiyor.

Bunu yaparken de önüne çıkan belli başlı düşünce kalıplarını hiç umursamıyor.

Asla yerinde saymıyor. Bu açıdan bakıldığında kesinlikle ilham verici.

Tıpkı Yuzu’nun bu sayısında okuyacaklarınız gibi.

- Muzaffer Yıldırım. “Stay Pastoral” projesiyle Alaçatı’daki bir tarım arazisini yüzyıl önceki haline dönüştürmek istiyor. Bu yüzden şimdilerde onu arazide bulunan 1920’lerden kalma bitki filizleri heyecanlandırıyor.

- Costantza Sbokoou. Giritli otel yatırımcısı kız kardeşiyle beraber otellerinde yarattıkları çiftçilik programıyla gurur duyuyor.

- Mina Dilber Temo. Markası Anim’le sürdürülebilir üretim pratiklerini benimsiyor ve  ‘kültürel sorumluluk’ kavramının içini doldurmak için çalışıyor.

- Esther Levi. Geri dönüştürülebilir kâğıttan yapılmış ürünleriyle sadece kendine değil, herkesin hayatına yeni bir alan açma derdinde.

- Luca Nichetto. Tasarladığı son ürün Easy Peasy’ye ulaşılması güç bir sanat eseri muamelesi yapmıyor, hatta onu ‘tuzluk ya da biberlik’ diye tasvirleyip işlevselliğini ön plana çıkartıyor. Kalıpları umursamayarak…

 

- Duduu Studio. Mobilya tasarımlarını şık bir showroom’da değil, üretim yaptıkları marangozhanede sergiliyorlar.

- İdil Tabanca. Ülkenin en çok konuşulan müzesi OMM’nin başında, ama asla tipik bir yönetici değil. Öyle olmak da istemiyor.

- Mous Lamrabat. Çok iyi tanıdığı iki farklı dünyadan da vazgeçmeyip kendine üçüncü bir dünya yaratıyor ve çıkış yolunu böyle buluyor: Her karesi ilham verici “Mousganistan” onun eseri.

 

- Nefes Assos. Sadece bir ekolojik köy projesi değil. Oluşturduğu standartlarla sonraki nesiller için referans noktası haline gelmeyi amaçlıyor.

 

- Berrak Yurdakul. Spiritüel dünyanın en sıkı ‘ilham güneşi’. Çünkü, “Objektif bakışla kendime bakınca kibrimi, içimde gizlice taşıdığım şiddeti, bencilliğimi, iki yüzlülüklerimi ve daha başka birçok şeyi gördüm” diyebiliyor.

 

- Rezzan Benardete. Mekan ve kıyafet üzerine çalışıyor. Ama onu farklı kılan şu söylemi: “Hayatımın hiçbir evresinde ‘Tamam’ demek istemiyorum. Hayat ve sağlık şartları elverdiği sürece bu maratona devam etmek istiyorum”.

 

- Ve tabii “Under 30”. Farklı alanlardan 30 yaş altı ilham kaynağı kahramanlar. Mesela onlardan biri dansçı Buğra. Cinsiyet kalıplarını yıkmak istiyor.

Daha çok isim ve hikâye var. Hepsi buraya elbette sığmaz. O yüzden hepsine bin teşekkür ve şimdi: İlhamı ‘sürdürülebilir’ okumalar!