Nisan 2020 | İnsan | Türkiye

Karantinada yalnız değilim,

çünkü köpeğim Zeus var!

Yazı | Sibel İpek

Evrensel döngü tüm insanlığa bir kez daha gösterdi ki, ‘Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerden ibarettir.’ John Lennnon’ın 1980’de çıkardığı albümünün ‘Beautiful Boy’ adlı şarkısıyla akıllara kazınan bu sözü, hepimiz bireysel olarak tecrübe ettiğimiz pek çok an yaşamışızdır elbet, ancak şu andaki durum dünyadaki yaklaşık 8 milyar insanın tüm planlarını yok sayarak herkesi tek bir gerçekle mücadele etmek için evlerine kapamış durumda... 

YALNIZ OLMAYAN YALNIZLAR

Kimimiz yalnız kimimiz sevdikleriyle girdi karantinaya ve kim nasıl girdiyse hep diğer tarafı merak edip durdu. Tabii yalnızlığını test eden grup ise tek başına yaşayanlar oldu. Ama bir de benim gibi gerçekten yalnız olmayan yalnızlar var, yani evcil hayvan sahipleri! 

Günlük görüntülü grup konuşma seanslarımızda en çok duyduğum şey ‘Ama senin Zeus’un var en azından’ oluyor. Evet gerçekten de benim Zeus adından bir köpeğim var ve aslında yalnızlık hissetmemem de etkisi çok büyük.

 

Zeus’la üç buçuk yıldır birlikte yaşıyoruz ve bu zaman diliminde hepimizin hayatla başa çıkmak için normalden fazla uğraştığımız dönemlerimiz oluyor. O dönemlerde şöyle rahat rahat depresyona girip yataktan çıkmadan günler geçirim deseniz bile, özellikle orta ve büyük ırk köpeğiniz varsa bu imkansız. Çünkü onun ihtiyaçlarını gidermek için mutlaka o sokağa çıkmalı ve o oksijenin yüzünüze çarpmasına izin vermelisiniz. Dolayısıyla bir köpek sahibi mutsuzluk tünellerinde istese de çok fazla kaybolamaz. Bu süreçte de aynı şey oldu. 

 

Hatta sokağa çıkma yasağı uygulayan ülkelerde dahi köpek sahiplerinin sokağa çıkabilmek için yasal izni var. Yani insanlar yürüyüş yapan insanları eleştiri bombardımanına tutsa da köpek sahipleri tüm tedbirlerini alarak bu süreci kınanmadan atlatabiliyor. Dolayısıyla her gün bir saatimi Zeus’la açık havada geçirmek, onunla oyun oynamak ve tabii ki söylediklerimi anladığına inanarak ve yanıt beklemeksizin konuşmak, belki de benim de psikolojik direncimi artırıyor. Bu süreci daha rahat geçirmeme sebep oluyor. 

Köpekle Yaşamak Demek… 

 

1. Aslında evin içinde daima bir nefes daha olduğunu bilmek, ama o nefesin sahibini incitme riski olmadan kendi alanına da sahip olmaya devam etmek demek. 

 

2. Ne kadar isteksiz olursan ol, seni sokağa çıkartıp oksijenle temas sağlamana sebep olarak sana kendi döngünü hatırlatması demek. 

 

3. Daha az yemek yemek demek… Çünkü yediklerine ortak olmak için sana bakan o canlıyı kıramayıp kalorilerini onunla paylaşman demek. 

 

4. Evde, sokakta istediğin zaman rahat rahat kendi kendine konuşabilmek demek! Çünkü ben yapınca Zeus’la konuşuyormuş gibi olduğumdan daha az tuhaf gözüküyor.

 

5. Oksitosin salgılamaya devam ederek kendimi pozitif hissetmem demek… Özellikle bugünlerde değerini en çok anladığımız şeylerden biri de sevdiklerimize sarılabilmek. Karantinayı bizim gibi yalnız geçirenler, oksitosin hormonunu tetikleyen sarılma, temas gibi aktivitelerden mahrum kaldı. Bu hormonun eksikliği de stres, kaygı gibi depresyonu tetikleyen faktörlerin oluşmasına sebep oluyor. Benim gibi yalnız olmayan yalnızlar evcil hayvanlarına bol bol sarıldıkları için oksitosin salgılamaya, dolayısıyla da stres seviyelerini dengede tutmaya devam ediyor olmaları çok muhtemel.

 

6. Karantina günlerinde özgürce sokağa çıkabilmek demek! Aslında aklında köpek sahiplenme konusunda en ufak bir tereddütü olan varsa hemen kafasındaki soru işaretlerini silsin ve gidebildiği ilk fırsatta en yakın barınağın yolunu tutsun! Evet çok kolay bir şey değil. Gezdirmesi, ihtiyaçları, plansız seyahatlerde hızlı yer bulmak zorluğu vs. Pek çok şey sayılabilir ama her problemin bir çözümü var. Onu problem gibi görmediğin sürece... 

Yeni içeriklerden

haberdar olmak için

abone olun!

MAIL

 

info@yuzumagazine.com

 

INSTAGRAM

Yuzu Magazine

@yuzu.mag

Yuzu Botanik

@yuzubotanic

© 2020 by YUZU Magazine

ADRESAvlu Bebek  |  İnşirah Sokağı, No:25/1 Bebek, 34342 Beşiktaş İstanbul