Nisan 2020 | İnsan | Amerika

Korona günlerinde “Arizona Dream”

Yazı | İsmail Polat

Sevgilinizle uzun zamandır hayalini kurduğunuz tatil için New York’dan ayrıldınız. Her şey şahane ilerliyor. Dünyanın koronayla büyük sınavına rağmen gideceğiniz bölge kısmen sakin ve çok mutlusunuz. Her anı keyifle geçen tatiliniz sorunsuz bitiyor. Evinize ve çok sevdiğiniz New York’a kavuşmak için sabırsızlanıyorsunuz. Ama o da ne? Tüm dünya kilitleniyor, ABD daha da kilit. Salgın bir anda ülke gündemini ele geçiriyor ve dengeler alt üst. Yaşadığınız şehre giriş çıkışlar kapanıyor. Dönmeye pek cesaret edemiyorsunuz ama o an karar da vermeniz gerekiyor: Çünkü bulunduğunuz yerde uzun süre kalmanız imkansız. Peki nereye giderdiniz? Onlar hiç düşünmeden son uçakla Arizona’ya uçtular!

 

Bu heyecanlı giriş için henüz izlediğim bir festival filminin ya da HBO dizisinin özeti demek isterdim, ama değil. Çok sevdiğim, onunla New York’u gezmekten müthiş keyif aldığım Ayşe İyigündoğdu’nun korona sürecinde başına gelenler. Ben İstanbul’da eve hapsolmuş yeni yaşamımla savaşırken, hal hatır sormak için New York’u aradığımda, Ayşe “zorunlu tatil”de bambaşka deneyimler yaşıyordu. Şimdi Arizona’ya uzanıp tüm detayları kendisinden alalım… 

 

New York’tayken neler yapıyordun Ayşe?

 

Hindistancevizi aşığı, kriptografi meraklası ve sonsuz gözlemci bir seyyahım. Sidney, Barselona, Trujillo, San Francisco ve Lugano’da belli bir dönem yaşadıktan sonra son beş yıldır evim New York’ta. Coco Mambo adında bir markam var. Kalimantan’daki tarlamızdan direkt olarak A sınıfı hindistancevizleri getiriyoruz Türkiye’ye. Aynı zamanda kripto piyasaların Nasdaq’i olarak kabul gören Kraken’de toplam 200 müşteriye danışmanlık hizmeti veriyorum.

 

Tatil için NY’dan ayrıldın ve bir daha dönemedin. Neden? 

 

Tam olarak öyle oldu! Şubat sonu 10 günlük güzel bir rota için Guatemala & Belize’e doğru yola koyulduk altı kişilik bir grupla. Normalde bavul yaparken yazlık veya kışlık olarak şekilleniyor. Bu sefer göl kenarında, iki günlük iddialı volkan tırmanışlarından mavi delik dalışlarına ve nehirde ‘tubing’e kadar geniş yelpazede bir yolculuk olacağı için sıcak/soğuk her türlü ortama uyacak tatta bir bavul yaptık. İki ayı aşkın süredir aynı bavulla yola devam ediyoruz. İnsan bu süreçte aslında çok da bir şeye ihtiyacı olmadığını, az eşyayla yaşamın gayet sürdüğünü deneyimliyor. Gerçek bir “KonMari” yani! (Ev düzenleme gurusu Marie Kondo’nun başlattığı akım). 

 

Şu an tam olarak nerdesin? 

 

Guatemala’dan Belize’e geçerken o gün Avrupa’dan gelen ziyaretçeleri almayacağını açıkladı Guatemala. Çoğu gelişmiş ülkeden çok önce aldılar bu kararı. Belize’deyken de New York’ta işler baya karışmıştı ve dönmemiz çok zordu. Ben zaten son iki yıldır “remote” çalışıyorum ve hayatımı o şekilde düzene sokmak için uğraşıyorum. İnternet olan her yer benim ofisim olabilir. Erkek arkadaşım Levent’in de işi “mecburi remote” olunca o an New York’a dönmenin hiç de iyi bir fikir olmadığına karar verdik. 

 

SON UÇAKTAN HEMEN İKİ BİLET ALDIK VE… 

 

Arizona fikri nereden çıktı? 

 

Önce Belize’de 1600 kişilik bir adada kaldık. Daha izole olabilecek başka bir ortam yoktu sanırım. Ada küçük olduğu için tedarik zincirinde aksamalar oluyordu tabii. İstediğimizi değil, genel olarak bulduğumuzu yiyorduk. Hemen hemen her gün neredeyse balık! Kaldığımız otelle anlaştık, küçük bir ev tadında kalacak bir yer ayarladık. Üç haftanın sonunda sınırların kapatılacağı açıklandı. Havaalanı en az 30 gün süreyle kapatılacaktı. 

Amerika’da bir yere dönmeye karar verdik bir günde. Aslında vize işlemlerimiz olmasa Robinson Crusoe tadındaki hayatımıza devam etmeye ikimiz de gayet kararlıydık aslında. 

 

Levent ve ben oldukça analitik insanlarız. Hemen rakamları bir regresyona koyduk. Tüm eyalet datalarını kullanarak, metrekareye düşen nüfus sayısı, yapılan test sayısı, pozitif vakalar gibi belli doneleri kullandık. New Mexico, Nevada ve Arizona’nın en uygun yerler olduğu çıktı bu datadan. Son uçaktan hemen iki bilet aldık. 

Peki nasıl bir düzen kurdunuz? Zor oldu mu? 

 

Tusconlu bir artistin evinde kalıyoruz. Airbnb üzerinden bulduk. Kuşların, balıkların, tavşanların ve kertenkelelerin koşu yarışı yaptığı büyük bir bahçesi var. Benim iş yoğunluğum arttı. Çiftlikten ürün almanın değeri arttığı için. 

İş dışındaki çoğu zamanımız tırmanış ve yürüyüşle geçiyor. Koyu gökyüzü standardını koruyan parklar var. Astronomi ve uzay bilimine meraklıysanız, Oracle State Park bunlardan biri. Ayın belirli dönemlerinde yıldızları izlemeye gidiyoruz. Pick-up’ın arkasını mini bir oturma odasına çevirdik yastık ve battaniye yardımıyla. Çovid öncesi zamanlarda bu parkta “Yıldız Gözleme” partileri yapılıyormuş. Parkın etrafındaki kasabadaki tüm ışıklar gökyüzünün karanlığının bozulmaması üzerine düzenlenmiş. Geçen hafta ise karavanlaydık. Kamp alanlarında değil de, ki zaten kapalıydı, doğada dilediğimiz yerde akşamları konakladık. Colorado nehrine bakan Vermillion Cliffs’lerinin dibindeki konaklamamız en büyüleyici anlardan biriydi!

 

Karavan fikri de çok iyi. Bulmakta zorlandınız mı?

 

Burası bir karavan cenneti! Arabadan daha çok karavan var. Full time bu şekilde yaşayan da hayli fazla. Kendi ihtiyaçlarına göre modifiye etmeyi tercih ediyorlar. Büyük bir yolcu otobüsü modeli üzerinde hottub’ı olanlar bile var yani. RV otelleri mevcut, kamp alanları dışında. Cruise America’dan kiraladık biz her zaman yaptığımız gibi. Rvshare ve Outdoorsy de diğer başka seçenekler. Her kişi sayısına ve ihtiyaca göre karavan bulmak mümkün. 

 

Sürekli yollarda mısınız? 

 

Geçtiğimiz hafta hep karavandaydık. Kafamızda aşağı yukarı bir rota vardı Tuscon, Sedona, Flagstaff ve Navajo Bölgesi şeklinde. Biz hep “boonduck” dediğimiz, herhangi bir yere, elektriğe vs. bağlı olmadan doğada kalmayı tercih ettik. 

 

ENTERESAN İKİ KARAKTERLE ‘MESAFELİ’ TANIŞTIK

 

Koronavirüs orada hayatı nasıl etkiliyor? 

 

Buradaki en büyük avantaj alanların geniş olması. Evler tek katlı, iki ev arası mesafeler bile geniş. Dışarıda yürürken, ki New York dışında Amerika’da dışarda yürüyen insan görmek zor, kimseyle yan yana gelmiyorsunuz. Doğal bir sosyal mesafe var. Restoran ve ofislerin hepsi kapalı. Denetim oldukça yüksek. Ama dilediğiniz zaman dağ yürüyüşüne çıkabileceğiniz bir dolu patika ve milli park var. 

 

Arizona'da vaka ve ölüm oranları nasıl? 

 

New York kadar hiçbir eyalet etkilenmedi. Maalesef vakaların yüzde 50’si New York’ta. Burada da vaka sayısında artış var, özellikle insanların yoğunlaştığı Kuzey Arizona’da. İş için kullandığım Slack aplikasyonunda Coronovirüs kanalı var. Oradan dünyadan gelen, kaynağı belli araştırmalara göz gezdiriyorum bazen. 

 

“Mesafeli” arkadaşlar edindiniz mi?

 

İlk akşam Sedona civarlarında kaldığımız yerde enteresan iki karakterle sosyal mesafeli bir şekilde tanıştık. Bir tanesi San Francisco’da ev kiraları fiyatlarına dayanamayan aktivist. Bir domuzu ve iki kedisiyle iki yıldır doğada yaşayan biriydi. 

Bir diğeri ise “Ferrari’sini satan bilge” tadında, kendisini emekliye ayırmış, kişisel silahlanmayı kendi doğrularıyla savunan bir avukattı. Böyle farklı karakterlere normal bir günde denk gelmeniz oldukça zor. Yolda olmanın güzel yanı da bu.

 

Hep sevgiliyle olmak zor mu? 

 

Bizim için zor bir durum olmadı hiç. Alanınız varsa ve çok komplike bir yapınız yoksa, beraber olmak güzel bile. Bahçemiz olması ve vakit geçirebilecek değişik köşeleri olmasının da avantajı var. Catalina Dağları’na yakın bir yerdeyiz. Çok bunaldığımızda kulaklığı takıyoruz, kısa bir yürüyüş iyi geliyor.

 

NEREYE GİTSEK KENDİMİZE BİR EV YARATIYORUZ 

 

Sosyal medya bağımlılığınız ne oranda? 

 

Instagram ve Facebook telefonlarımızda yok. Mahremiyet ve data hakkını vermeme konuları son iki üç yıldır radarımızda. Önümüzdeki dönemde kişisel datalar artık bu platformlar tarafından size haber verilmeden satılmak yerine herkes kendi karar verebilecek bir hale dönüşecek. Kim kime ne kadar datasını göstermek istiyor gibi bir formata dönüşecek. Dijital kimliklerimiz oluşacak ve bir emtia haline gelecek. Haberleri sosyal medya üzerinden değil, kaynağı belirli makaleler ve web siteleri üzerinden takip ediyoruz. Twitter’ım var, vpn kullanıyorum aynı zamanda. Zoom ve Slack iş için sürekli kullandığım aplikasyonlardı, remote modele geçtiğimden dolayı. Onun dışında Twitch ve Livesets müzik performansları için güzel.

 

Bu süreçte kişisel olarak ne gibi değişimler yaşadın? 

 

Adaptasyon ve ortama alışma konusunda zaten önceden de tecrübeliydik, ama bu kadar çok bilinmeyen arasında kısa sürede karar verme ve bunu uygulama işini geliştirdik diye düşünüyorum. Evden uzakta ev yaratıp iş ve yaşantımıza devam etmeyi başarabildik. Sanki uzun süredir buralıymışız gibi bir his var. Biz nereye gitsek kendimize bir rutin ve ev yaratıyoruz galiba. 

Dönüş nereye ve ne zaman? 

 

Kararlar haftalık olduğu için, bir sonraki rotamız da belirsiz. Dilerim hayati tehlike ortadan kalkınca sevdiklerimize kavuşabiliriz. İlk önce New York’a gideriz, olur da açılırsa. Daha bir ay daha buralardayız gibi.

 

En çok neyi özlediniz?

 

Mahallemizde (Williamsburg) başı boş dolaşmayı, temposu hiç düşmeyen sergileri, köşeden bir dilim pizza alıp gelen geçeni seyretmeyi. Arkadaşlarla yeni bir restoran keşfetmeyi. Bisikletle Williamsburg Köprüsü’nden geçmeyi, metrodaki nevi şahsına münhasır karakterleri... 

Yeni içeriklerden

haberdar olmak için

abone olun!

MAIL

 

info@yuzumagazine.com

 

INSTAGRAM

Yuzu Magazine

@yuzu.mag

Yuzu Botanik

@yuzubotanic

© 2020 by YUZU Magazine

ADRESAvlu Bebek  |  İnşirah Sokağı, No:25/1 Bebek, 34342 Beşiktaş İstanbul