top of page

836 results found with an empty search

  • STIL-3

    Nisan 2020 | Stil | Türkiye Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı Yazı | Onur Baştürk S tili üzerinde eğreti durmuyor. Birikim ve yaşanmışlık üzerine inşa edildiği hemen belli oluyor. Dahası, stili “Ben buradayım” diye bağırmıyor. Sakin ve alçakgönüllü. İsveçlilerin ‘Lagom’ diye bir sözü vardır, “ne çok az ne çok fazla, tam kararında” manasında. Kreatif direktör Murat Süter’in stili de ‘lagom’ felsefesine cuk oturuyor. (Yeri gelmişken, ‘lagom’ yaşam tarzını ayrıca konu olarak işleyeceğiz Yuzu’da). İş hayatına Mudo’da başlayıp Network ve Fabrika markalarının oluşumunda yer alan Süter, Beymen Kreatif Direktörlüğü’nden hemen sonra kendi danışmanlık şirketini kurmuştu. Son projesi Shopi Go’yu en çok gurur duyduğu işlerden biri olarak gösteren Süter’le, laciverti baskın bir stil söyleşisi yaptık. Peki neden lacivert? Onu kendisi yanıtlasın… Murat, şimdiye kadar en çok yatırım yaptığın, yani en çok aldığın kıyafet hangisi? Lacivert basic parçalar: Lacivert t-shirt, lacivert bisiklet yaka triko, lacivert gömlek, lacivert polo yaka t-shirt ve triko. Bu listeyi istediğin kadar uzatabilirim. Hayatım boyunca sevdiğim renklere bağlı kaldım. Son 15 senedir favori rengim lacivert. Neden lacivert? Sadece yakıştığı için mi? Hayatımın belirli dönemlerinde tutkulu olduğum renkler oldu. Kahverengi, sonra gri ve tonları. Şimdi de lacivert. Lacivert sevgim griden fazlasıyla sıkıldığım bir dönemde başladı. Lacivert, bir ciddiliği olan ama aynı zamanda spor duran bir renk. Sanıyorum beni en çok bu gizli spor tarafı çekti. Stilinin oturması, hatta tescilli bir stil sahibi oluşunda finansçı geçmişinin payı yüzde kaç? Finansçı geçmişim okul hayatımla sınırlı. Dolayısıyla finansçı geçmişimin değil, ama okul geçmişimin stilimin oturmasında büyük payı olduğunu düşünüyorum. Önce Boğaziçi Üniversitesi, daha sonra master için gittiğim San Francisco sadece stilimin değil, genel olarak hayatımın şekillenmesinde önemli faktörler. BİR YERDE BİR KUSUR OLMALI Evdeki halin de jilet gibi mi:) Yoksa eve özel bir tarzın var mı? Bu jilet gibi olma durumu sıkça duyduğum, ama aslında enteresan bir şekilde kafamdaki stilimle çelişen bir durum:) Giyimde muhakkak bir yerlerde bir kusur olması gerektiğini düşünüyorum. Her şeyin birbiriyle mükemmel uyumu ya da olması gereken her aksesuarın kusursuz bir şekilde kullanılması tüm sihri bozuyor. Tabii bu kusurun doğal gözüküyor olması önemli. Evde de şort, t-shirt, sweatshirt kombinlerimle kendime göre kusurları olan bir jilet hali yaratmaya çalışıyorum! Peki karantina sürecinde evde en çok neyi giydin? Neyle rahat ettin? Lacivert boxer, lacivert t-shirt, lacivert sweatshirt. Dolabımda en fazla stoğu olan kıyafetler:) Bu süreçte online alışveriş yaptın mı? Yaklaşık 10 senedir online alışveriş hayatımın olmazsa olmazı. Giyim dahil neredeyse her şeyi online alıyorum. Bu süreçte de bu alışkanlığım devam ediyor. Giyim alışverişim sıfırlanırken, market / gıda / kozmetik alışverişim fazlalaştı. En son Petra Roasting Co.’dan kahve, ekmek, granola ve zencefilli kek aldım. “HİÇBİRİ” DERSEM KIRILIR MISIN? Dolabından bir kıyafeti ödünç istesem hangisini asla vermezsin? Birinden tüyo mu aldın bu soruyu sormak için? Kıyafetlerimin hepsine çok bağlıyım galiba:) Yanıtım “hiçbiri”. Umarım kırılmazsın bana. Çok yakın dostlarımın en güldüğü alışkanlıklarımdan biridir bu. O yüzden şaşırdım bu soruya. Valla tüyo almamıştım:) Peki hangi kokular seni kendinden geçirir? Kendine yakıştırdığın parfüm hangisi? Koku konusunda çok hassasım. Parfüm kullanamıyorum, sürdüğüm anda kendimden kaçasım geliyor! Birkaç denemem oldu, ama maalesef başarılı olmadı bu denemeler. Bir erkeğe tarz olarak neyi yakıştırmazsın? Bu sorunun bir yanıtı olmadığını yıllar içinde öğrendim. “Bu kesinlikle olmaz” dediğim şeyin mükemmel olabileceğini gösteren çok fazla örnek gördüm hayatım boyunca. Bu yüzden tarzın ne olduğu değil, tarzı nasıl taşıdığın her şeyi belirliyor. Dışardan kendine baktığında stiline kaç puan verirsin? Utangaç ve alçakgönüllü bir insanım Onur:) Böyle bir soruya bir yanıtım olamayacağını sen de çok iyi biliyorsun:) Ancak bu soruyu ben sana sorabilirim utanarak, benim stilime kaç puan verirsin ve neden diye? Bunu düşüneceğim! Ama önce bir soru daha: Şu sıra hangi tasarımcıyı takiptesin? Sorduğun anlamda tasarımcı takibini yıllar önce bıraktım. Endüstriyi tabii ki takip ediyorum. İş birebir tasarım yapmaktan çok bir dünya yaratmak artık. Bu dünyanın içinde ne kadar şaşırttığın ve diğerlerinden ne kadar farklı hissettirdiğin önemli. Bu söylediklerimi en son Londra’da tesadüfen girdiğim Loewe mağazasında hissettim. Uzun zamandır bir mağazada bu kadar iyi hissettiğimi hatırlamıyorum. İşte aslında bu his sana alışveriş yaptırıyor. Ben bir Loewe insanı mıyım? Hayır. Ama o gün orada heyecanlanarak alışveriş yaptım. Stil de aslında kişinin hikayesinden, birikiminden izler taşır… Bu izlerin görünür olmasından mı yanasın yoksa görünmez mi? Aslında bir bakıma stilin tanımını yapmışsın. Bu izler olmadan bir kişisel stili tanımlamak çok zor. Ben daha az görünür olmasından yanayım, ama bu biraz benim kişisel stilimle de alakalı. YAŞAYACAĞIM TEK ŞEHİR TOKYO Seyahatin de stili olur diye düşünüyorum. Senin seyahat stilin nasıl? Butik otelci misin beş yıldızlı lüks otelci mi? Kuzeyci misin güneyci mi? Deniz güneşci misin yoksa kültürel aktiviteci mi? Gideceğim yere göre kalacağım otelin nasıl olması gerektiğine karar veriyorum. Meksika’da Grupo Habita otellerine bayılıyorum. Mexico City’de Condesa DF, Oaxaca’da Escondido Oaxaca mesela. Küçük, ama yerel halkla sosyalleşebildiğin oteller. Benimle aynı dünya görüşüne sahipler. Ya da Brezilya bazlı Fasano Group. Rio De Janeiro’deki otelleri favorim... Soho House otelleri de çok iyi. “Seyahatlerde her şeyi yapmalıyım” modundan da biraz çıktım, deniz güneş seyahatiyse yaptığım sadece deniz güneş seyahati olmasına dikkat ediyorum. Eğer Tayland’a gideceksem muhakkak önce Bangkok’a uğramaya çalışıyorum ve yine sevdiğim otellerden Mandarin Oriental’de kalıyorum. Tokyo’da ise durum daha farklı. Lokasyonundan dolayı Grand Hyatt’ta kalıyorum. Yerel hayatın akşam dahil sürekli devam ettiği bir mahallede olması ve yürüyerek bu hayatı deneyimlemek büyük avantaj sağlıyor. Tokyo aynı zamanda tam bir kültürel aktivite şehri. Her gittiğimde beni şaşırtacak yeni yerler keşfediyorum. Hep söylüyorum, İstanbul dışında yaşamak isteyeceğim ilk şehir Tokyo! Son olarak; bu yazın hayalini, planını alayım… Haziran sonu Balearic Adaları’ndan biri olan Menorca’da on gün geçirmeyi planlıyordum yakın dostlarımla. Ama içinden geçtiğimiz süreç artık plan yapmayı imkansız kılıyor. O yüzden hayalim şu: Sevdiklerim ve beni sevenlerle beraberim; deniz ve kumun olduğu yakınlarda bir yerlerde. Bodrum, Patmos veya Marathi’de. Sadece mayo ve t-shirtle… Fotoğraflar: l. Tokyo 2. Fasanorio 3. Menorca STİL | Kategorinin diğer yazıları Bir Edition üçlüsü: Sanat, parti ve iyi yemek Bodrum’a sürpriz: Dioriviera pop-up Emre Buga’nın stil atlası İçinden Aman stili geçen bir rüya Janus mu alırdınız Glassafe mi? Köprü + Heykel + Galeri: The Twist İstanbullu Tilda Swinton’ın ‘athleisure’ tarzı Fütüristik otel ‘Svart’ın açılmasına az kala Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Evi değiştir: Blush mı Green Benjamin mi? Edwina Sponza’nın stil kodları Korona Sonrası Şehir Tabelaları ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Bu yazın başrolünde: Soho Roc House Korona günlerinde yaratıcı bir ‘karton’ masa!

  • STIL-3

    Nisan 2020 | Stil | Türkiye Edwina Sponza’nın stil kodları Z arif, kendine özgü, trendlerden bağımsız, duru ve en önemlisi: Rahat. Stilinin kodları üzerinden bir Edwina Sponza portresi… KOKU Hangi kokular seni heyecanlandırır? İncir ve yasemin kokusu! Sürekli kullandığın parfüm hangisi? Miller & Harris Figue Amere. BAKIŞ Evine girdiğinde ilk baktığın şey? Bitkilerim! İyi durumdalar mı, suları var mı, solmuşlar mı diye mutlaka bakarım. Aynada kendine baktığında ilk gördüğün şey? Göz çizgilerim! Çok mimikliyim ve çok var diye :)) HAREKET Yapmaktan sıkılmayacağın egzersiz? Yoga. Hareket ederken tercih ettiğin spor ayakkabısı? Brooks. SOKAK Sokağa çıkarken olmazsa olmazın? Mesela hangi çantanı alırsın ve içine neler koyarsın? Olmazsa olmazım şal! Çanta genelde Louis Vuitton Sofia’yı alırım. İçinde mutlaka dudak nemlendiricim, cüzdanım, burun damlam ve el kremim olur. Sokakta dışardan kendine baktığını düşün. Stiline kaç puan ve hangi ismi verirsin? Stilime az puan veririm :) İsim olarak da “rahat”. DÜKKAN Bebek’teki dükkanın Jaune sence hangi şehirlerin ruhunu taşıyor? Marakeş ve Paris. Yani bohem. ŞEHİR Hangi şehrin stili tam senlik, hangisi değil? New York tam benlik. Londra değil mesela. KARŞI CİNS Erkekte stil olarak hangisi önce dikkatini çeker: Ayakkabısı mı yoksa saçı sakalı mı? Ayakkabısı! TARZ Kendinde değiştirmek istediğin bir şey var mı? Giyim ya da saç tarzı olarak? Tarz sürekli değişmese de olabilir benim için. Ama saçıma daha modern bir şekil vermek isterdim. YAZLIK Yazın günbatımı mı gündoğumu mu? Günbatımı! Bu yaz nerede izleyeceksin günbatımını ve elinde hangi kokteyl olacak? Çeşme Before Sunset. Elimde de margarita! STİL | Kategorinin diğer yazıları Bir Edition üçlüsü: Sanat, parti ve iyi yemek Bodrum’a sürpriz: Dioriviera pop-up Emre Buga’nın stil atlası İçinden Aman stili geçen bir rüya Janus mu alırdınız Glassafe mi? Köprü + Heykel + Galeri: The Twist İstanbullu Tilda Swinton’ın ‘athleisure’ tarzı Fütüristik otel ‘Svart’ın açılmasına az kala Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Evi değiştir: Blush mı Green Benjamin mi? Edwina Sponza’nın stil kodları Korona Sonrası Şehir Tabelaları ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Bu yazın başrolünde: Soho Roc House Korona günlerinde yaratıcı bir ‘karton’ masa!

  • STIL-3

    Nisan 2020 | Stil | Türkiye ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Yazı | Adil Ayvaz P ek çok popüler beslenme stili olmasına karşın artık hem doğu hem de batı tıbbında konuşulan ve ortak fikir haline gelen kavram ‘beslenmede farkındalık’. Bunun anlamı şu: Ne yediğin kadar, neyi neden yediğin daha önemli. Bu yüzden ilk önce mutfağınıza hakim olmanız gerekiyor. Kendiniz için bir şeyler hazırlamaya başladıysanız, evet doğru yoldasınız. İkinci en önemli beslenme farkındalığı, herhangi biri X diyeti yapıyor diye “Ben de yapmalıyım” diye düşünmemek. Üçüncüsü; geleneksellikten uzak durmak, daha az yağlı ve daha kaliteli protein elde edilebilecek tariflere yönelmek. BİTKİ BAZLI BESLENİYORUM ‘Beslenme farkındalığı’ ile ilgili kendimden örnek vereyim: Ben kırmızı et tüketmiyorum. Bitki bazlı besleniyorum. Hazırladığım tabaklar da bu yönde oluyor. Ben ve benim gibi beslenenlerin en büyük sıkıntısı ise kalori ve karbonhidrat dengesizliği. Bitki bazlı seçenekler artık çoğu restoranda var, ama şu an evde kendimizle baş başayız. Dolayısıyla meyve ve kuruyemiş yiyip üstüne bir de baklagil grubunu tüketince alt göbek kaçınılmaz oluyor! Bu nedenle evinizde tabak planı yaparken ilk kuralınız şu olsun: Tabağınız gökkuşağı renklerinden en az ikisini içermeli! Bunun yanı sıra baklagil grubundan bir tanesi tabağınızda varsa gün içinde pirinç, kuruyemiş ve meyve tüketimini en aza indirmelisiniz. Egzersiz yaptığım günlerde meyve, kuruyemiş, baklagil üçlüsünü aynı anda alıyorum. Ama eğer o gün aktiviteniz yoksa ya da ‘sedanter’, yani düzensiz fiziksel aktivitenin olduğu bir hayata yakınsanız her gün bir grubu mutlaka minimuma indirmeniz gerekiyor. FİLİZLENDİRME ŞART! Şunu da söylemeden geçmemeyim: Tüm bakliyat grubunu filizlendirmeden tüketmemeye çalışıyorum! Filizlendirme işlemi hem besin değerini ikiye katlıyor hem de baklagillerde en büyük tehlike olan ‘lektin’den arınmış oluyor. LEKTİN, GLUTENDEN TEHLİKELİ Lektin en az gluten kadar tehlikeli! Lektin bağırsak florasını bozarak bedende çoğu zaman insülin etkisi gösteriyor. Böylece hem bağışıklığı hem de kilo kontrolünü mahvediyor. Günümüzde glutenden çok fazla bahsedilse de, büyük tehlike aslında lektin. Peki filizlendirme nasıl mı yapılıyor? Aslında bu işlem üç günü buluyor. Ama zaman bulamazsanız en azından 24 saat suda bekletin! Zaman varsa, filizlendirme işlemi için baklagilinizi önce 24 saat suda bekletin. 24 saat sonunda süzün ve üstünü kapatıp oda sıcaklığında 24 saat daha kurumayacak şekilde bekletin. Üçüncü gün 6 saatte bir ıslatıp nemli kalmasını sağlayın. Bu aşamada kabınızın alttan da hava almasını sağlayın. Artık baklagilleriniz yeniden hayat bulmuş halde, daha antioksidanlı ve daha vitaminli şekilde hazır! SİYAH PİRİNÇLİ BİR TARİF ‘Beslenme farkındalığı’na ve anlattıklarıma uygun bir tabak paylaşıyorum sizinle. Bu tabakta beyaz pirinç yerine siyah pirinç kullandım. Siyah pirinç, beyaz pirince göre daha çok lif ve protein içeriyor. Ayrıca karbonhidrat oranı da düşük. Siyah pirinci haşladıktan sonra soğutup salatayla ya da soğuk zeytinyağlı olarak tüketebilirsiniz: - 2 yemek kaşığı siyah pirinç. - 1 su bardağı su. - 1 yemek kaşığı zeytinyağı. - Yarım limon. - 25 dakika pişirdikten sonra süz. Limonu sık ve soğumaya bırak. - Mor lahana ve brokoliyi 5 dakika haşladıktan sonra zeytinyağı ve limon ile tatlandır. STİL | Kategorinin diğer yazıları Bir Edition üçlüsü: Sanat, parti ve iyi yemek Bodrum’a sürpriz: Dioriviera pop-up Emre Buga’nın stil atlası İçinden Aman stili geçen bir rüya Janus mu alırdınız Glassafe mi? Köprü + Heykel + Galeri: The Twist İstanbullu Tilda Swinton’ın ‘athleisure’ tarzı Fütüristik otel ‘Svart’ın açılmasına az kala Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Evi değiştir: Blush mı Green Benjamin mi? Edwina Sponza’nın stil kodları Korona Sonrası Şehir Tabelaları ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Bu yazın başrolünde: Soho Roc House Korona günlerinde yaratıcı bir ‘karton’ masa!

  • STIL-3

    Item List

  • STIL-3

    Nisan 2020 | Stil | Türkiye Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Yazı | Alp Tekin M erve Tatari Arıkan ve Özgür Arıkan tarafından bu yıl kurulan Leleg Living bir Bodrum markası. İlk showroom’unu Bodrum Dereköy’de açan marka, Türkiye’de eksikliği hep hissedilen, belli başlı markalar dışında bulunması hayli zor olan etnik bohem stilde üretilmiş rmobilya ve ev aksesuarlarına yer veriyor koleksiyonunda. Rattandan yapılan el yapımı koleksiyon hakkında Leleg Living’in kurucularına kulak verelim: “Ürünlerimizin hepsi el yapımı ve küçük üreticiler tarafından üretiliyor. Çoğu Türkiye’de yapılıyor ama Fas ve Endonezya’dan ithal ettiğimiz ürünler de var. Küçük üreticiyi desteklemeyi çok önemsiyoruz. Hem daha kaliteli işçilikle ürünler üretiyoruz hem de zanaatkarları desteklemiş oluyoruz. İlk mağazamız Bodrum Dereköy’de açıldı. Bodrum markası olduğumuz için Bodrum ve Ege’nin dokusuna uygun, doğallığı ve sadeliği ile öne çıkan bohem ürünler tasarlayıp üretiyoruz. Ülkemizde standartlaşan mobilya ve dekorasyon ürünlerine alternatif ürünler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca dekorasyon ve iç mimari hizmet veren bir tasarım ofisiyiz. Kişi ve kurumlara özel üretim ürünler tasarlıyoruz”. ERİŞİM Leleg Living’in ürünlerine www.lelegliving.com web sitesi ve leleg_living instagram hesabından ulaşabilirsiniz. UNUTMADAN Leleg Living bu hafta her gün instagram hesabı üzerinden bir ürününü özel indirimlerle satışa çıkarıyor. STİL | Kategorinin diğer yazıları Bir Edition üçlüsü: Sanat, parti ve iyi yemek Bodrum’a sürpriz: Dioriviera pop-up Emre Buga’nın stil atlası İçinden Aman stili geçen bir rüya Janus mu alırdınız Glassafe mi? Köprü + Heykel + Galeri: The Twist İstanbullu Tilda Swinton’ın ‘athleisure’ tarzı Fütüristik otel ‘Svart’ın açılmasına az kala Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Evi değiştir: Blush mı Green Benjamin mi? Edwina Sponza’nın stil kodları Korona Sonrası Şehir Tabelaları ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Bu yazın başrolünde: Soho Roc House Korona günlerinde yaratıcı bir ‘karton’ masa!

  • STIL-3

    Nisan 2020 | Stil | Güney Kore ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Yazı | Alp Tekin O scar ödüllü Güney Kore filmi “Parazit”te yer alan modern ev dikkatli gözlerden kaçmamıştır. Çünkü en az filmin oyuncuları kadar Park ailesinin yaşadığı evin kendisi de gizli başrollerden biri! Nitekim evin tasarımının verdiği atmosferin filmin ruhuna katkısı tartışılmaz. Aslında Park ailesinin evi, filmin prodüksiyon tasarımını yapan Lee Ha Jun’un elinden çıkma! Birçok insanın gerçek bir ev sandığı bu ev, aslında bir set yani. Lee Ha Jun, yönetmen Bong Joon-Ho’nun istekleri doğrultusunda bu set evi inşa etmiş: “Sadece Park'ın evi değil; Kim'in yarı bodrum katı dairesi ve tüm civar mahalle film için kurulmuş setlerdi aslında. Park ailesinin evini tasarlarken dikkate aldığım ilk temel unsur ise blokajdı. Yönetmen Bong, o hissi vermemi özellikle istedi. Onun dışında evin mimari tarzı açısından geriye kalan tüm detaylarını bana bıraktı”. “Ancak” diyor Lee Ha Jun, “Yönetmen güzel bir ön bahçenin ikinci bir temel unsur olduğunu da vurguladı!” Bu noktada hemen filmi hatırlamakta fayda var. Park çiftinin salondaki kanepeden çocuklarının bahçeye kurduğu çadırı izledikleri sahneyi gözünüzün önüne getirin. Aynı anda Kim ailesi salondaki büyük sehpanın altındaydı ve bir süre sonra Park çifti sevişmeye başlamıştı. Bu sahnede yere kadar cam olan bölümden bahçe tamamen görünüyordu. Bay Lee, yönetmen Bong’un bu konuda hassas davrandığını söylüyor: “Filmde mimar Namgoong Heonja'nın yaptırdığı söylenen bu evin bir felsefesi var. Salonda televizyon özellikle yok. Amaç, oturduğun kanepeden bahçeyi izleyebilmek. Bir bakıma bahçeyi yüceltmek… Bong senaryoyu yazarken çizdiği basit bir kat planını da göstermişti bana. Bu çizimde özellikle bahçeyi böyle göstermişti”. Peki bir prodüksiyon tasarımcısının bu kadar profesyonel bir ev tasarlamış olması normal mi? Lee Ha Jun bu evi tasarlarken mimarlardan esinlenmiş ya da yardım almış olabilir mi? Bu konulardaki merakı da şöyle gideriyor Bay Lee: “Evet, başka mimarların çalışmalarına atıfta bulundum ama özellikle tek bir mimardan özel bir fikir almış değilim. Benim için her şey bir referans olabilir ve yaratıcılığımı harekete geçirebilir. Keza Park'ın evi senaryoda bir mimar tarafından inşa edildiğinden, bir yapım tasarımcısı olarak evi tasarlamak için doğru yaklaşımı bulmak pek kolay değildi. Çünkü mimarlar ve yapım tasarımcıları farklı yaklaşımlara sahip. Benim için öncelik blokaj hissi ve iskelet öncelikliydi. Mimarlar ise insanların gerçekten yaşaması için alanlar inşa eder. İnşa edilen ortamın insanların yaşayış biçimini nasıl etkileyeceğini göz önünde bulundururlar. Benim amacım ise bir film seti için uygun, karakterler için gerçek bir ev yapmaktı. Aynı zamanda karakterlerin hayatını, içinde bulundukları durumları ve hayata bakış açılarını yansıtan gerçek bir ev işlevini gören bir alan yaratmaktı. Seyirciler açısından bakacak olursak, inandırıcı görünecek bir şey inşa etmem gerekiyordu!” STİL | Kategorinin diğer yazıları Bodrum’a sürpriz: Dioriviera pop-up Emre Buga’nın stil atlası İçinden Aman stili geçen bir rüya Janus mu alırdınız Glassafe mi? Köprü + Heykel + Galeri: The Twist İstanbullu Tilda Swinton’ın ‘athleisure’ tarzı Fütüristik otel ‘Svart’ın açılmasına az kala Murat Süter’in ‘lacivert’ sırrı ‘Parazit’in evi aslında gerçek değildi Evi değiştir: Blush mı Green Benjamin mi? Edwina Sponza’nın stil kodları Korona Sonrası Şehir Tabelaları ‘Beslenme farkındalığınız’ ne durumda? Bodrumlu Uzakdoğulu: Leleg Living Bu yazın başrolünde: Soho Roc House Korona günlerinde yaratıcı bir ‘karton’ masa!

  • product | Yuzu Magazine

    Limited Edition We don’t have any products to show here right now.

  • abonelik | Yuzu Magazine

    Print Quick View Yuzu Magazine - Abonelik Price 1.850,00₺ Add to Cart YILLIK ABONELİK - Abone olunan tarihten itibaren 1 YIL boyunca yayınlanan Yuzu Magazine sayıları için geçerlidir. - Abone olunan tarihten önceki sayılar ve Yuzu'nun sınırlı sayıda basılan coffee table book'ları DAHİL DEĞİLDİR. - Abonelerimizden kargo ücreti alınmamaktadır. - Kâğıt maliyetlerinden oluşan olası fiyat artışlarından aboneler etkilenmez. - Yuzu'nun özel organizasyonlarına katılımlarda abonelere ÖNCELİK tanınır. ANNUAL SUBSCRIPTION - Valid for issues of Yuzu Magazine published for 1 YEAR from the date of subscription. - Numbers before the subscribed date and limited edition coffee table books of Yuzu are NOT INCLUDED. - There is no shipping fee from our subscribers. - Subscribers are not affected by possible price increases due to paper costs. - PRIORITY is given to subscribers for participation in Yuzu's special organizations. Mesafeli Satış Sözleşmesi

  • YUZU BOTANİK | Yuzu Magazine

    We don’t have any products to show here right now. Mesafeli Satış Sözleşmesi

  • print | Yuzu Magazine

    Print Quick View YUZU MAGAZINE - XIII Price 590,00₺ Add to Cart Print Quick View YUZU MAGAZINE - XII Price 490,00₺ Add to Cart Print Quick View YUZU MAGAZINE - XI Price 490,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - X Price 490,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - IX Price 195,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - VIII Price 180,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU BODRUM Coffee Table Book Price 690,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - VII Price 120,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - VI Price 120,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - V Price 120,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - IV Price 85,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - III Price 85,00₺ Out of Stock Print Quick View YUZU MAGAZINE - II Price 85,00₺ Out of Stock Mesafeli Satış Sözleşmesi

bottom of page